22 Kasım 2011 Salı

KEŞAN -SELANİK TURU 3 GÜN

07 KASIM Günü sabah saat 07:00 de uyandığımızda ve yine pırıldayan bir güneşle karşılaştık,Tura çıkmadan önce incelediğimiz  hava tahmini tutuyor,işallah bu yağışsız hava tur boyunca devam edecek .Kampımız   resimde görüldüğü gibi çok güzel ve yol üstünde bir yer .Kahvaltımızı etikten sonra saat 09:30 civarında yola çıktık.

 Hüseyin şahin malzemelerini topluyor sağ olsun biraz ehli keyif "bizi kovalayanmı var bırakın bu turun zevkini alalım" diyor haklıda ama Atakan biraz aceleciydi bir an evel yol alıp hava karamadan kamp yerini bulmaktan yana

                                Atakan  hareket etmeden önce bulaşıkları yıkıyor

Takip ettiğimiz rota çok güzel hemen hemen sahile yakın ve hafif inişli çıkışlı ve çok güzel asfalt

 Nihayet İskecedeyiz,Atakan elindeki navigasyon cihazı ile bizi şehrin merkezine getirdi.







 Şehir merkezinde açık bir havada cafede oturup frenc press kahvelerimizi yudumluyor ve burda olmanın keyfini çıkarıyoruz.


 Burda çok Türk var ,bu gençlerde Türk ve üniversitede okuyorlar,bize İskece  hakkında bilgi verip resimlerimizi çektiler


 Bunlarda Türk Çalgıcılar Bayram dolayısıyla bu alanda dolaşıp bizim havaları çalıyorlar,kendinizi Türkiye'de gibi hissedebilirsiniz.Yalnız bir Türk yanımıza yaklaşıp bizi ikaz etti "burda çok fanatik yunanlılar var ,dikkati çekiyorsunuz hatta bir yunan tv sizi çekiyor,muhtemelen yarın tv de çıkarsınız. Bunlar burayaTürkiye'den  gelen eski araba koleksiyoncularına  sataştılar ve olay çıkardılar" diye bizi ikaz ediyor.Bizde o anda değil ama daha sonra sehirden ayrılınca  Türk bayrağını çıkartık .
                                          Şehrin merkezinden çeşitli görüntüler


                                          Bu sokakları takip ederek şehirden ayrılıyoruz




                                       Kavala istikametinde yola devam ediyoruz


                         Yol hakikaten çok güzel ,insan zevkle bisiklet sürüyor ve etrafı seyrediyor.





               Saat 13:50 cıvarında öğle yemeği molası veriyoruz.bu tip yerle yol boyunca çoktu.



 Hüseyin ve Atakan yine yemekleri hazırlıyorlar ,çorba olmazsa olamazlarımızdan ama insanın içini ısıtıp enerji veriyor.


                                      Onlar pişiriyor ben yiyorum ,sağ olsunlar
                Hüseyin bulaşıklarını suda yıkarken elinden düşürdü ,su tavasını sürüklüyor oda takipte



                      Hüseyin tavasına kavuştu ve Atakanın yardımı ile kanaldan dışaırı çıkıyor
                                          Kavalaya akşam saat 16:10 da varıyoruz








       Fotoğrafta görülen süper marketten akşam için birşeyler alırken bende bisikletleri bekliyorum.


           Kavala'nın sahildeki meşhur caddelerinden biri buraya restoran ve cafeler  renk katıyor.
Akşam karanlığınla birlikte  Kavala çıkışında uluslar arası yaz ve kışın açık olan  kampinge geldik ama kapısında hiç kimse yoktu bizde içeri girip kendimize etrafı tamamen ağaçlarla kaplı ve suyu olan tuvaletlere yakın bir yerde çadırlarımızı kurduk. Akşam yemeğini yedikten sonra onlar şaraplarını yudumlayıp sohbet ederken , bende çadırımda istirahate çekildim.













2 yorum: