27 Kasım 2011 Pazar

KEŞAN-SELANİK TURU DÖRDÜNCÜ GÜN

  8 kasım sabahı kalktığımızda bu gün havanın parçalı bulutlu olduğunu gördük önce kahvaltımızı yapıp sonra çadırlarımızı topladık ve kamping görevlilerinin binasının önünden geçerek ana yola çıktık.Bizim geceleyin kampta kaldığımızın kimse farkında değildi ,böylece adam başı 9 euro dan kurtulmuş olduk.

        Kavala'yı arkamızda bırakıp Selanik istikametinde yola devam ediyoruz.
 Hüseyin ve Atakan yol üsütündeki bir markete alış-veriş yapmak üzere girdiklerinde  onlar bana nasıl olsa yetişir düşüncesi ile yola devam ettim .Bir kavşka geldiğimde Selanik tebalasını gördüğümden işaret istikametinde yola devam ettim ama yokuşun sonunda yine bir kavşak vardı ve değişik 2 istikametten Selanik'e gidiliyordu.Bu yüzden onları beklemeye karar verdim,yarım saat geçmesine rağmen gelmediler,o esanada aşağıda fotoğrafı olan yunanlı bisikletçiye arkadaşlarımı beklediğimi ama gelmediklerini söylediğimde bana sahilden başka bir yol daha tarif etti.O yol yazlık bir kasaba içinden geçiyordu ,o yüzden yanıldım ve onları o kavşakta beklemedim .Yunanlı bisikletçiyle geri dönerek yazlık kasaba içinden geçen yolu takiben pedal basmaya başladım ve yolda gördüğüm bir kaça kişiye onları sordum ,yola bu istikametten devam ettiklerini duyunca içim rahatladı. Tam 60 km onlara yetişeceğim diye durmadan pedalladım.Onlarda bana yetişmek için son hızla pedal basmışlar.

Yol fotoğraflarda  görüldüğü gibi deniz kenarını takip ediyor ,çok güzel asfalt ve inişli çıkışlı

                                  Bu arada yolda durup birkaç Fotoğraf çektim .

 Yola devam ederken Kanada'lı bir çifti görüp hemen onları durdum ve Hüseyin'le, Atakan'ı sordum yarım saat kadar önce gördüklerini söylediler.Kendileri bisiklet gezgini . Avrupa 'da bir çok ülkeyi gezmişler şimdi Türkiye'ye gidiyorlarmış .Bir aya sonra sahil yolunu takip ederek Antalya'da olacaklarını söylediler.Çok cana yakın insanlardı.
 Selanik istikametinde yola devam edip bir müddet sonra Arkadaşlarımı beni beklerken yakalıyorum .Beni görünce çok seviniyorlar" Atakan seni kabettiğimiz düşünüyorduk ,ama oğuz abi başının çaresinen bakar "diye düşündük diyor Hüseyin'de ne kadar çok üzüldüğünü ve beni görünce de çok sevindiğini  söyledi.Orda hazırladıkları yiyeceklerden  bir şeyler atıştırdıktan sonra yola devem ediyoruz  ,ama biraz sonra lastiğim patladı bir diken girmiş .Atakan hemen lastği tamir etti.
 Çok güzel bir yazlık kasabanın kasabanın içinden (Agios Georgios)geçiyoruz ,ama mevsim bittigi için bom boş



Kasabanın hemen dışındaki süper marketten alış veriş yapıp biraz ilerde bir dere yatağı üzerinde uygun bir kamp yeri buluyoruz ,Hüseyin İtiraz ediyor " gece yağmur yağar ve yukarıdaki baraj taşarsa boğuluyoruz " diyor ama karanlık bastığından oda kaderine razı olup çadırını kuruyor.Akşam yemeklerimizi yedikten sonra güzel bir yunan şarabı eşliğinde  sohbet edip  sonra çadırlarımızda istirahate çekiliyoruz...

1 yorum:

  1. Boşuna dememişler sürüden ayrılanı kurt kapar diye. Bu sana ders olsun bundan sonra yol arkadaşlarını bırakıp gitme. Paylaşımın için teşekkürler dostum. :)

    YanıtlaSil